Kasım 15, 2012

Faşizm bizim işimiz!

Farkettim ki, bu toplumun dillere pelesenk olmuş "%99'unun müslüman olması" gerçeğinden çok daha büyük bir gerçeği var, o da: %99'unun faşizan olması. Gayet net.. 

Peki ne demek faşizan?

TDK faşizmi aşağıdaki gibi bir tanımlamış:

1. isim İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen
2. Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti

Faşizan da basitçe faşizme eğilimi olmak olarak tanımlanabilir.

Bir toplumun %99'unun faşizan olması nasıl da ürkütücü.. Bu, %99'un bir şekilde, bir başkasının, bir topluluğun veya bir ırkın üzerinde baskı kurmaya çalışması anlamına geliyor. Baskı ne kazandırıyor faşizan gruba? Güç? İktidar? Para? Kendini tatmin? 

Müthiş güçlü bir şekilde yayılma eğilimi gösteriyor bu. Ve bunun sebebi sanırım kendini bir diğerinin üzerinde görmek. Devlet kendini milletin üzerinde görüyor ki çocuğu doğurup doğurmayacağına karar verebiliyor; anne - baba kendini çocuğunun üzerinde görüyor ki ona hiç söz hakkı tanımıyor; kadın kendini kocasının üzerinde görüyor ki nereye, ne zaman, nasıl gideceğine karışabiliyor (ya da tam tersi); hoca kendini öğrencinin üzerinde görüyor ki onu ciddiye almıyor; patron kendini çalışanın üzerinde görüyor ki hatası bildirildiğinde kaşığının kırılmasını göze alıyor pilavdan döneceğine, Türk kendini Kürt'ün üzerinde görüyor ki haklarını görmezden geliyor, sunnî kendini aleviden daha üstün görüyor ki kendi için her yere cami yapılması rahatsız etmiyorken alevi için cemevi yapılması rahatsız ediyor. Sözü edilen her bir grubun, bireyin muhakkak birbirine üstünlüğü vardır. Ama unutulmaması gereken nokta noksanlıklarının da olduğudur.. Neden iktidar ya da güç, zamanla faşizan bir hâle dönme eğilimi gösterir? Kucaklamak yerine bastırmak daha mı kolaydır?

Herkesin "ben olabilme" ihtiyacı vardır hayatta. Bu benlik, bireysel olarak insanın kendiyle başlar; sonra bakar ki birileriyle benzeşiyor, bu sefer de onlarla beraber başka bir ben olur; daha sonra daha da büyük bir ben ve daha daha sonra daha daha büyük bir ben oluşur. Bu biyolojik sınıflandırmaya benzer: "Tür < Cins < Aile < Takım < Sınıf < Şube < AlemHepsinde bir çeşit benlik vardır ve bir üst benliğe erişir, orada da başka bir şekilde var olur. Sonuç olarak vardığı nokta en geniş benliktir ve hepsini kapsar. Bu bağlamda toplum olarak derdimizin ne olduğunu anlayamıyorum. En geniş benliğimize Türkiye'li olmayı koyarsak ve hepimizin vardığı / varacağı en son noktanın bu olacağını düşünürsek bunca baskı niye?  

Türkiye'deki ırklardan hangisi daha büyük?
Sunnî ve aleviden hangisi daha müslüman?
İnsan açlıkla nasıl başeder?
Bu toplum faşizanlığı nereden öğrendi?
Yorum Gönder