Aralık 30, 2012

Öylece kaldım, uzakta..

Bilemiyor insan bazen nasıl davranması gerektiğini.. 

Kaldım

Seni düşlerime aldım,
Uykusuz kaldım.
Seni uykularıma aldım,
Düşsüz kaldım.
Başıma aldım, sensiz;
Gönlüme aldım, başsız,
Sensiz, yollarda pulsuz,
Pullarda mektupsuz kaldım.
Sana adlar aradım..
Ardında adsız kaldım.

Özdemir Asaf





Aralık 29, 2012

ODTÜ ayakta

Fotoğraf: kimin bilmiyorum :(
Son dönemlerde Başbakan'ın iyiden iyiye sertleşen üslubu, her şeye olur olmaz bir kulp bulması, canı sıkıldıkça alakalı alakasız her konu hakkında saldırganca konuşması neredeyse alışılagelmiş bir hâl almış durumda. Artık hayatımızın bir parçası oldu. Her an nereden bir patlak verecek, neye takılacak da birilerini, bir şeyleri haşlayacak diye bekler hâldeyiz. Son iki, iki buçuk yıldır yükselen ve aynı zamanda endişe veren bir grafikle, saldırılarının dozunu iyice arttırarak öfke saçmaya devam ediyor. Kendi adıma nerede pik vereceğini ve inişe geçeceğini deliler gibi merak ediyorum. Sonsuza kadar yükselemez ya! Yükselemez değil mi?

Haberlerde de genişçe yer aldığı üzere 18 Aralık 2012'de Göktürk - 2 keşif uydusunun uzaya fırlatılma törenine katılmak için ODTÜ'deydi. Buraya kadar her şey normal gözüküyor. Normal olmayan şey ülke fethetmeye gider gibi, bir orduyla ODTÜ'ye gidilmesiydi sanıyorum. Muhakkak güvenlik önlemleri alınacaktır ancak bu kadarı ciddi bir sorun gibi gözüküyor gözüme. Sonrası malum: Öğrenci protestosu, polis müdahalesi ve karmaşa..

Bu olaylar, birçok insanın hataya düşüp yaptığı gibi, tek bir açıdan değerlendirilemez. Birçok yönü var ve hiçbir taraf tamamen haklı ya da haksız değil. Öğrencilerin haklı ve haksız yanları olduğu gibi Başbakan ve korosunun da aynı şekilde haklılık ve haksızlıkları var..

Öğrenci tarafı:

Başbakan ve korosunun takıldığı bir nokta var: Nasıl olur da böyle bir günde protesto ederler de alkış tutmazlar? Nedense akılları almıyor bunu.. Protesto, ZARAR VERMEDEN, ŞİDDETE BAŞVURMADAN, rahatsız etmek için yapılır. "Bizi gör, biz buradayız, sana karşıyız ya da bundan rahatsızız; bunun içindir ki seni rahatsız edeceğiz." demektir. Bir çeşit ifade özgürlüğüdür aslında. Çok da güzeldir, iyi ki vardır. ODTÜ'ye kadar gitmişsin. Senden rahatsız olanlar, dile getirecek tabi rahatsızlığını. Vay efendim neden uyduyla ilgilenmemişler de protestoyla ilgilenmişler? İlgilenmek zorundalar mı?  Kime ne?

Protesto için en uygun zamanı seçtikleri aşikar, can sıkıntısı bundan. Ne yani protestoyu gıyabında mı yapsalardı?! En etkin protesto, rahatsız etmek istediğinin olduğu protestodur. Ancak öğrencilerin akıllarında tutmaları gereken bir nokta var, o da: Başbakan ya da herhangi başka birini okula sokmamak gibi bir hakları olmadığıdır. Nasıl kendileri protesto edebilme hakkını kendilerinde görebiliyorsa, gelen konuşmacının da aynı şekilde okulda bulunma hakkı vardır. Birini bir yere sokmamak da ne demek? Üniversiteler bizimdir de ne demek? "Devlet desteği olmaksızın" var mısın önce bunu konuşalım. Saygı göstermek esastır. Yine protestonu yap, sesini çıkar, sıkıntını dile getir. Ama şiddete başvurma. Protestocu şiddete başvurunca, kaldırım söküp, bir yerleri ateşe verince haklı olsa bile haksız duruma düşüyor. İnsanlarda "bunlara müstehak" düşüncesi oluşuyor. Protesto, demokratik bir haktır ve bir başkasına zarar vermediği sürece de sonuna kadar savunulabilecek bir şeydir.

Polis tarafı:

Kim ne derse desin benim gözümde polis sabıkalı bir memur. Bellerinde silahı, copu var ya güçlüler! Bu olayda da abarttıkları gayet net. Nerelerinden tutarsanız, oralarından ellerinizde kalırlar. Polisin görevi nedir? Olayları daha ileri bir boyuta taşımak için hamleler mi yapmak, yoksa asayişi sağlayıp halkı korumak mı? Korumak tabi ki! Peki neden bizim polisimiz genelde, istisnaları dışarıda tutuyorum, soğukkanlı davranıp koruma görevini yerine getirmek yerine olayların çığrından çıkmasına ve insanların zarar görmesine sebep olur? Polisin görevi saldırmak değil, korumaktır. Hele hele karşısında siviller varken!

Başbakan tarafı:

Hepimizin tecrübe ettiği üzere son dönemlerde fırtınalar estiren bir Başbakan'a sahibiz. Her şeye kızıyor ve saldırgan.. İnsanî açıdan değerlendirmek gerekirse bunun mümkün bir şey olduğunu söyleyebilirim. Düşünsenize siz ya da ben bir birey olarak kendimizi bile yönetmekten acizken o ülkeyi yönetiyor! Ağır sorumluluk, dayanması güç.. Ama yine de, her ne kadar, o da insandır desem de hoşuna gitmeyen her şeye karşı ateş püskürmesini haklı göremiyorum. Alkışlayan eller olacaktır ama karşı çıkanlar da olacaktır. Bu kaçınılmaz olduğu gibi çok da gerekli bir şey. Ben, bir Başbakan'a yakışanın kucaklamak olduğunu düşünüyorum. Ancak görüyoruz ki Başbakan, bundan çok uzak bir tutum sergiliyor. Öğrencilere laf, akademisyenlere laf, herkese laf! Ne var yani önemli bir günde protesto etmişlerse seni? Neden verdiğin demeçlerle, üstelik de çirkin bir şekilde, topa tutuyorsun insanları? Bu ne tahammülsüzlük? Kucakla, demokratik ol. Ne bileyim çocukların protesto haklarına saygılıyım ancak özel bir gündü, bu özel günün gölgelenmemesini isterdim falan de. Buzları ancak diyalog ve anlayış eritiyor..

Velhasılıkelam bu konuda en güzel yazıyı İhsan Dağı yazmış:

http://www.zaman.com.tr/odtude-ve-turkiyede-neler-oluyor/2033970.html

Hamiş 1: ODTÜ'de bazı akademisyen ve öğrencilerin katıldığı derse girmeme eylemi oldukça anlamsızdı. Kimi protesto etmiş oldunuz bu şekilde? Amacı neydi bu eylemin? Gidip Başbakan'ın evinin önünde oturma eylemi yapsanız anlayacağım da, okulunuzda derslere girmeyip kime bir şeyler anlatmaya çalıştınız?  

Hamiş 2: Stadyumda düzenlenen eylemlere kocaman alkış. Ha şöyle çocuklar! Protesto dediğin rahatsız edecek..       

Hamiş 3: ODTÜ'yü şişirip bir medya balonu hâline getirmemek gerek. Her birimiz açık bir şekilde biliyoruz ki orada eylem yapan çocuklar bütünü değil bir kısmı temsil ediyor, okul içerisindeki farklı grupların da belli bir kısmı temsil ettikleri gibi.

Hamiş 4: Madem konu üniversite olayları, kendi üniversiteme değinmezsen çatlarım. KTÜ'de, "Üniversite-Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi" konulu bir toplantı yapılmış;
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1113851&CategoryID=86
ve öğrenciler "Üniversitede sermaye istemiyoruz." diyerek olayı protesto etmişler. Yerlerde sürüklenmenizi tasvip etmiyorum kesinlikle ancak ciddi bir mantık hatası içinde olduğunuzu düşünüyorum. Üniversite ve sanayi işbirliği kıymetli ve desteklenmesi gereken bir şeydir. Sanayi ile işbirliğine girilmesi sizin okul yıllarında çevre edinmeniz, şirket görmeniz, tecrübelenmeniz demek. Tabi ki protesto edebilirsiniz, hakkınız, ama hata yaptığınızı ancak okuldan mezun olup yıllarca işsiz gezdiğinizde anlayacaksınız.

Bu hamiş olayı da hoşuma gitti :))