Haziran 26, 2013

"Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk.”

fotoğraf: sosyal medya
"Benim adım Ethem Sarısülük. Elimde silah yoktu. Polis beni başımdan vurdu ve öldüm. Katilimi serbest bıraktılar."

Düşündüm, düşündüm, düşündüm..
Ethem'in vurulduğu anın videosunu izledim, yine düşündüm.
Çok karışıktı ortalık, insanoğlu karmaşada ne yapacağını şaşırır dedim.
Biri sana saldırıyorsa, sen de saldırırsın dedim.
Polis de insan, onu da anlamak lazım dedim.
Anladım da aslında..
Anlamadığım tek şey silahını neden çıkardığı idi.
Sahi, o silahı neden çıkardın?
Sen silahını çıkardın, Ethem öldü..

Ethem'in öldüğü yerden geçmiştim geçtiğimiz Cumartesi. İnsanlar vardı; onun için, adalet için orada olan. İmza toplanıyordu Ethem için; adalet adına. İmzamı verdim, hüzünlü düşüncelere daldım..
Ethem artık yoktu..
Ben yürüyordum Kızılay'ın sokaklarında, başkaları da öyle.
Ama Ethem yürüyemeyecekti..
Ben güneşi görüyordum, başkaları da öyle.
Ama Ethem göremeyecekti..
Su içebiliyordum kana kana, başkaları da öyle.
Ama Ethem içemeyecekti..
Dondurma alıp sallana sallana gezebilecektim oralarda.
Ama Ethem gezemeyecekti..
Bir çiçeğin açışını göremeyecekti artık Ethem, çiçekler mezarında açacak çünkü.
Aradaki farkı görebiliyor mu karar vericiler?
Çiçeğin açışını görmek ile çiçeğin, mezarında açmasının arasındaki farkı..

İşte bunlar ve bunun gibi nice güzelliklerden mahrum bırakıldı Ethem. Ve bütün bu mahrum bırakılmalar yüzünden adalet gerekli.. Sadece adalet..
Bir adam, silahsız bir adamı vurdu ve vurulan öldü.. Bu kadar açık.. Vuran cezasını çeksin.
Adalet, yalnızca muktedirler için işleyen bir mekanizma olmaktan çıksın..

Ve Ethem:

“Ürkek bir serçe gibi eğme başını. Kaldır başını ve dimdik dur. Bu senin değil, ülkemin ayıbı. Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk.” 

Haziran 25, 2013

Kalbim Kazım


Haziran'da ölmek zordu; sen gidince apansız, daha da zor oldu..
Tarifi biraz zor geliyor bana.. Kelimeleri birleştirip kuramadım sana dair cümlelerimi.. 
Ne bileyim işte; kırıldı bir şeyler, acıdı bir yerlerim.. 
Aslında tam olarak şu oldu sen gidince: "Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir"

Ve evet, şarkılarla geçtin aramızdan:



Sevgiyle, hasretle,..

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar'a, ateş hırsızlarına, Ernesto Che Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."

Kazım Koyuncu

Haziran 23, 2013

Balık ağzı - 14

Şöyle bir gerçek var ki; bahsettiğiniz eksikliği, derdinizi anlattığınız kişi hiç yaşamamışsa anlayamıyor.. Boşuna çabalamayın..

- Eksik bir şey mi var?
- Evet..


Not: "Balık ağzı" yazıları, yayınlandığı anda hissettiklerim üzerine yazılmaktadır.

Haziran 21, 2013

"Ay resmen devrim!"

fotoğraf: kızılkıyamet
Aşağıdaki haberleri okuyunca içimdeki umut giderek kök salan ve içimi ışıldatan bir hâl almaya başladı. Her görüşten insan "Ben de buradayım!" demek için parklara gidiyor, konuşuyor; beğenilen cümlelere tepki veriliyor, beğenilmeyenlere ayrı bir tepki veriliyor ve herkes birbirini dinliyor. Meclisimize örnek olacak cinsten vallahi!

Her mahallede bir Gezi Parkı! - 20.06.2013

Abbasağa Forumu seçkinci tavra karşı - 20.06.2013

Gezi direnişini en baştan itibaren destekledim, eylemlere katıldım, sosyal medyada da ayrıca çalıştım. Hoşuma giden onlarca şey oldu, hoşuma gitmeyenler de oldu. Bir sonuç çıkarılacaksa eğer bu direnişten, o da Türkiye'nin yeni bir döneme girdiği ve bu dönemin kaynaşma dönemi olduğu olmalı. İnanılmaz geliyor belki ama, kaynaştık yahu! Hayko Bağdat, çok güzel ifade etmişti bunu bir tweetinde geçenlerde:


İnsanlar, farklı görüşlere sahiplerdi evet, ama tek bir kimlikle oradaydılar: "İNSAN" kimlikleriyle. Ona da kimlik denirse tabi! Bunun anlaşılmasının neden bu kadar zor olduğunu düşünüyorum zaman zaman.. Her değişen iktidarla beraber, bazı kesimler bir şekilde ötekileştirildi. Bazı kesimler ise mütemadiyen ötekileştirilme hâlindeler zaten. Çok afedersin ama "Senin gibi olmak zorunda mıyım?". Nedir bu kendine benzetme çabaları? Birilerinin askeri, birilerinin yandaşı, birilerinin destekçisi, birilerinin bilmem nesi olarak yaftalama hâlinin esas amacı nedir, neye dayanıyor bu? Ben, eş zamanlı olarak bir sürü şey olabilirim; çocuğumun annesi, sevgilimin sevgilisi, kocamın karısı, annemin kızı, patronumun çalışanı, kardeşimin ablası, Atatürk'e teşekkür eden ama aynı zamanda eleştirebilen biri, dine inanan ama sorgulayan biri, Başbakan'a destek veren ama antidemokratik hareketlerinde karşısında duran biri, Allah'a inanan ama dine inanmayan biri, Kürt, Ermeni, Rum olmayan ama zulüm gördüklerinde onların yanında olan biri,... Bunların hepsi olabilirim, üstelik buna hakkım da var. Kime ne?! Bu eylemlerde, az önce saydığım bütün rollere sahip ben olarak vardım. Daha açık yazmak gerekirse;
- o eylemlerde vardım; çünkü, ben olmamı engellemeye çalıştıklarını farkettim, 
- o eylemlerde vardım; çünkü, iktidarın elindeki güçle beni görmezden geldiğini farkettim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, gördüm ki zulüm var,
- o eylemlerde vardım; çünkü, ben buradayım demek istedim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, her türlü ötekileştirmeden bıktığımı farkettim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, her türlü nefret söyleminden ne kadar rahatsız olduğumu farkettim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, hedef göstermenin ne kadar tehlikeli olabileceğinin bilincindeyim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, herhangi birinin kendi ahlak anlayışını bana dayatmasından bıktım,
- o eylemlerde vardım; çünkü, bu toplumun artık bir şeyleri aşması ve saldırmadan tartışmayı öğrenmesi gerektiğine inanıyorum,
- o eylemlerde vardım; çünkü, söyleyeceklerim vardı,
- o eylemlerde vardım; çünkü, kendine benzeyenle kurulan empatinin benimle kurulmadığını farkettim,
- o eylemlerde vardım; çünkü, üzülüyordum,
- o eylemlerde vardım; çünkü, birleşmemiz ve birbirimize destek olmamız gerekiyordu.

Evet, nicedir karşımızdaki anlamaz diyerek anlatmamayı tercih edip, anlatmaya, kendini ifade etmeye çalışmayı; kendimize benzemeyeni dışlamaktan, onun da bize ihtiyacı olabileceğini ya da bizim ona ihtiyacımızın olabileceğini; birbirimizden faydalanabileceğimizi; birbirimize katkı sağlayabileceğimizi unutmuştuk. Birbirimizi aşağılamaktan, hor görmekten; şu zamanda neredeydin, o zaman aklın neredeydi demekten, yan yana durabileceğimizi görmezden gelmiştik; bilerek ve isteyerek yapmıştık üstelik.  Halbuki, renkler birbirine karıştığında ancak farklı güzellikler ortaya çıkabiliyor. Birbirine karışmaya olan bu korku nereden peydah oldu? Birbirimize karşı kullandığımız bu pespaye söylemler de nereden çıktı? Pespaye diyorum, çünkü sahiden pespaye.. Bu dilden kurtulmak lazım, acilen.. 

Yazımın başlığı, eylemler sırasında ortaya atılan sloganlardan sadece birisi. Bence en sevimlilerinden :) Üstelik de doğruluk payı var, en azından benim anladığım şekliyle doğru. Bu bir devrimdi evet, bir arada olabileceklerini unutmuşlara, bir arada olabilmeyi hatırlatan bir devrim. Sahi, siz ne sanmıştınız? Komplo teorilerini bir kenara bırakın artık, yeter..

kaynak: https://www.facebook.com/AklenMuaf?fref=ts
Son söz:
Çok rica ediyorum, yazdıklarımdan dolayı gocunun..

- Elitist / seçkinci söylem sahipleri: İnanın hiç çekilmiyorsunuz. Koca ülkenin en aydınları, en akıllıları, en okumuşları, en her şeyi bilenleri sizsiniz değil mi? Gülünç oluyorsunuz.. 

- Dinden dem vurup her türlü zulmü yapanlar, kendisi gizli gizli yaptığı hâlde, gizlemeyen insanları ahlaksızlıkla itham edenler: Samimiyetsizliğiniz her yerinizden dökülüyor, boşuna kandırmaya uğraşmayın. Yaptıklarınızın, vücutta gezinen alkol moleküllerinin, içmiş insana yaptığı etkiyi yapmıyor olmasına duacı olun. 

("Haramlar tıpkı içki gibi insanı sarhoş ediyor olsaydı; kimin ayyaş, kimin ayık olduğu o vakit belli olurdu!")

- Sevgili ulusalcılar: Kimseyi indirmek gibi bir niyetimiz yok. Medya yüzünden sizi izlemeye mecbur kalmamız, sizi çok sevdiğimizden, destek olduğumuzdan değil; başka şansımız olmadığındandı. Yoksa bilmiyor değiliz, aklınızdaki çirkinlikleri. Desteğinize teşekkür eder, darbe arzunuzu başka bir boyutta gerçekleştirebilmenizi dileriz.

- Sevgili kemalistler: Mustafa Kemal'in askerleri falan değiliz. Hiç kimsenin askeri değiliz. Atatürk'ü seviyoruz, minnet duyuyoruz ama yeri geldiğinde eleştiriyoruz da. Aklınızı başınıza toplayın; sizce bu, deforme olmuş, özünü kaybetmiş kemalizme ihtiyacımız kaldı mı? Bana göre kalmadı. Ya bunu değiştirin ya da desteklemeyi bırakın. Ha bir de, dikkat ederseniz, yıllarca uyguladığınız toplum mühendisliği çalışmalarını şimdiki iktidar farklı bir tarzda ele aldı; ona da karşıyız, hatırlatayım istedim.

- Sevgili Başbakanseverler: Düşüncem odur ki, Başbakan, çıkıp birini gözlerinizin önünde öldürse, bir bildiği vardır deyip biat edeceksiniz. Kendinize gelin, sadece bir kişi her şeyin en doğrusunu biliyor olamaz. Onu sevebilirsiniz ama bu, onun hatalar yaptığı ve eleştirilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmez. Padişahım çok yaşa devri geride kaldı.. Zulüm varsa, karşısında durulur; bu kadar açık..

- Sevgili Başbakan: Yalan söylemeyi, hedef göstermeyi, insanları kendi ahlakınızla yargılamayı, sadece sünni müslümanlara değer vermeyi, dindar nesil yetiştirme hayallerinizi, ötekileştirici ve belaltından konuşmalarınızı, sizin gibi olmayanlara karşı sert tutumunuzu, karar verdik, olacak demelerinizi; hayatlarımıza, otoriter ve benim istediğim gibi olacak ve yaşacaksın diyen bir baba gibi müdahale etmeye çalışan hâllerinizi, dini inancınız yüzünden bizim günahlarımızdan da sorumlu olduğunuz düşüncesini bırakın lütfen. Ben sizin vicdan sahibi olduğunuza inandım hep, ancak, artık bu görüşümü gözden geçirmeye karar verdim. Zira, bunca haksız söylemin sahibi, vicdanlı biri olamaz.

- Sevgili CHP: Allasen bir şeyler üret..

- Sevgili Yiğit Bulut: Seni aklımızdan sildirsek ne güzel olur..

- Sevgili İMG: Ne söylesem eksik kalır..

En son söz: Birbirimize haksızlık etmeyi, birbirmizi itmeyi bir kenara bırakalım ve bu birliğin, bu karışma hâlinin keyfini sürelim, ne dersiniz? Olmaz mı?

güzelsurat'a sevgilerimle..













Haziran 19, 2013

Balık ağzı - 13

İnsan üzülüyor be..
Çaresizliğe..

Not: "Balık ağzı" yazıları, yayınlandığı anda hissettiklerim üzerine yazılmaktadır.

Haziran 14, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 7 #occupygezi

Başlangıç şarkısı:
http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/126914/sozlerimi-geri-alamam-halk

Sözlerimi geri alamam
Yazdığımı yeniden yazamam
Çaldığımı baştan çalamam
Bir daha geri dönemem
Akıyorsa göz yaşım kurumasın
Coşup seven gönlümse durmasın
Dost bildik anılarım çağırmasın
Bir daha geri dönemem
Hiçbir kere hayat bayram olmadı ya da
Her nefes alışımız bayramdı
Bir umuttu yaşatan insanı
Aldım elime sazımı
Yine aşınca çayın suyu boyunu
Belki yeniden karşıma çıkacaksın
Göz göze durup bakınca göreceğiz
Neyiz ve nerelerdeyiz
Bilemiyoruz şimdi

Ernö Nemecsek ya da Gezi Parkı Çocukları - 14.06.2013

Mümtaz'er Türköne - Referandum ve plebisit - 14.06.2013

Cüneyt Özdemir - Hani biz marjinaldik! - 14.06.2013

Cengiz Çandar - Gezi Parkı şiddetle çözülemez. - 14.06.2013

Orhan Kemal Cengiz - Erdoğan'a öfkemi neden kaybettim? - 14.06.2013

Pınar Öğünç - Temel haklar için idrar tahlili - 14.06.2013 http://www.radikal.com.tr/yazarlar/pinar_ogunc/temel_haklar_icin_idrar_tahlili-1137522

Tayfun Atay - 'Vadi'nin kurdu kendinden olur! - 14.06.2013

Ahmet Hakan - Oylanacak olan nedir: Kışla mı, karizma mı? - 14.06.2013

İhsan Dağı - Kim demiş özel hayat mahremdir diye? - 14.06.2013

Ali Bayramoğlu - Soluk almak ile boğulmak arasında… - 14.06.2013

Murat Aksoy - Çözüm halk oylamasında değil uzlaşmada - 14.06.2013

gezi parkı ile ilgili hukuki süreç.. - 14.06.2013

Süleyman Gündüz - Zorluğun yanında kolaylık vardır…* - 14.06.2013

Ruşen Çakır - Adım adım 9 hata - 14.06.2014

Bitiş Şarkısı:



Haziran 13, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 6 #occupygezi

New York'tan güzellikle..




Levent Gültekin - Eskiden neydik, şimdi ne olduk? - 12.06.2013

Tayfun Atay - Bir ülke-iki toplum, hatta 'ulus'! - 13.06.2013

Ruşen Çakır - Başbakan'ı yedirmemenin yolu Gezi direnişini anlamaktan geçiyor - 13.06.2013

Ahmet Hakan - Size ne dendi, siz ne anladınız - 13.06.2013

Çağlar Uzunca - Neden Sokaktayız! - 12.06.2013

Ümit Özdağ - Taksim Erdoğan'ı nasıl yener? - 12.06.2013

Akif Emre - Toplumu güçlendirmek lazım - 13.06.2013

Ali Bayramoğlu - Tehlike çok büyük… - 13.06.2013

Betül Tanbay'ın Erdoğan'a konuşması: Bir cümle Başbakanım

Twitter örgütü - 12.06.2013

Ceyda KARAN - Pek değersiz meslektaşlarım... - 13.06.2013

Haziran 10, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 5 #occupygezi

fotoğraf: sosyal medya

Markar Esayan - "Gezi’deki tuzaklar ve fırsatlar: Bir demokrasi sınavı" - 10.06.2013

Genç Siviller'den Başbakan Erdoğan'a mektup - 09.06.2013

Özgür Mumcu - Korkma, anla - 10.06.2013

Mustafa KARAALİOĞLU - AK Parti’nin zenginleri bu tabloya karşı neden tavır koymadı? - 10.06.2013
http://haber.stargazete.com/yazar/ak-partinin-zenginleri-bu-tabloya-karsi-neden-tavir-koymadi/yazi-761192

Ruşen Çakır - 15-16 Haziran mitinglerinin anlamı - 10.06.2013

Müge İplikçi - Bakış - 10.06.2013

Orhan Kemal Cengiz - Erdoğan'ın dünü ve bugünü - 10.06.2013

Sırrı Süreyya: Meydanda tek bir Kemalist var, o da AKP hükümeti - 10.06.2013

Cengiz Çandar - Gezi Parkı Direnişi ve 'Barış Süreci' - 10.06.2013

Ozan Tüzün - Erdoğan'ın cevap verme algoritması - 10.06.2013

Roni Margulies - Lağvet bizi Tayyip! - 10.06.2013

Sinan Onuş - AKP taraftarları eylemleri nasıl değerlendiriyor? - 10.06.2013


Boğaziçi Caz Korosu - Çapulcular oldu mu?

Haziran 09, 2013

Varsayalım ki camide içki içilmiş olsun, dünya mı yıkılır?

fotoğraf: kızılkıyamet

Utanmalısınız Sayın Başbakan!

Bizi bırakın bir kenara, kendinizden utanmalısınız. 
Bu yalanın içinde yaşayabildiğiniz ve bunu sürdürebildiğiniz için utanmalısınız. 
Yalanları, kendinize politika malzemesi yaptığınız için utanmalısınız.
İnsanları tehdit ettiğiniz için utanmalısınız.

Diyelim ki camide içki içildi. 
Ne olur? İslâmiyet büyük bir yara mı alır? 
Cami "Allah'ın evi" değil miydi? Ben mi yanlış biliyorum? 
İçki içenler Allah'ın kulu değil mi yoksa? Belki de, Allah'ın kulu olma kıstaslarını siz belirliyorsunuzdur. Gücünüz var ya malum..
Hiç boşuna maval okumayın "Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü" diye. Sizin sevdiğiniz tek kesim, şakşakçılarınız ve kendi islâmiyet anlayışınızı destekleyenler. Aykırı görüşlerden nefret ediyor, tahammül edemiyorsunuz. Gücünüzün sarhoşu, iktidarınızın delisi olmuşsunuz. 
Tanrı'dan dileğimdir; sizi silkeleyip kendine getirsin. 

Bu arada, içki olayını, bir de aşağıdakilerde incelemenizi tavsiye ederim:

Süleyman Gündüz - Hakikatin bilgisine ulaşmak? - 09.06.2013

Dolmabahçe Camii - 03.06.2013 00:20

Haziran 07, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 4 #occupygezi

Gezi'ye selam, paylaşıma devam:


Ahmet Altan - "No pasaran." - 06.06.2013
http://t24.com.tr/yazi/no-pasaran/6833

Erdal Beşikçioğlu - Gezi Parkı Açıklaması
http://webtv.hurriyet.com.tr/20/50471/23452722/1/behzat-c-den-taksim-gezi-parki-aciklamasi.aspx

Murat Menteş - 'Mustafa Keser'in askerleriyiz!' - 07.06.2013
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/Murat_Mentes/mustafa-keserin-askerleriyiz/38037

Marsis - Oy oy Recebum
http://www.youtube.com/watch?v=Je9ooFC0FeM&feature=share

Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan's brutal crackdown on protesters in Gezi Park and Taksim Square draws fire!http://www.youtube.com/watch?v=TTGvWQCY1gQ&feature=share

Hasan Cemal - Erdoğan ve çapulcu kardeşlerim! - 07.06.2013

Boğaziçi Caz Korosu - GEZİ PARKI, 06.06.2013

Orhan Kemal Cengiz - Nereye sürükleniyoruz? - 07.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/orhan_kemal_cengiz/nereye_surukleniyoruz-1136597

Cengiz Çandar - 'Çapulcu' diyor ki - 07.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cengiz_candar/capulcu_diyor_ki-1136596

Ali Topuz - Polis yoktu ki orantısı olsun - 07.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ali_topuz/polis_yoktu_ki_orantisi_olsun-1136607

İhsan Dağı - AK Partililer sokağa iner mi? - 07.06.2013
http://www.zaman.com.tr/ihsan-dagi/ak-partililer-sokaga-iner-mi_2097886.html

Haziran 05, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 3 #occupygezi

Okumaya devam:

Alper Görmüş - Ataerkil siyasetin sonu... - 05.06.2013
http://m.t24.com.tr/haber/ataerkil-siyasetin-sonu/231356

Ali Bayramoğlu - Yangını kim, nasıl söndürecek? - 05.06.2013
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/AliBayramoglu/yangini-kim-nasil-sondurecek/38002

A. Turan Alkan - Başbakan’a mektup - 05.06.2013
http://www.zaman.com.tr/ahmet-turan-alkan/basbakana-mektup_2097170.html

Gezi Parkı direnişçileriyle yapılan anketten çıkan sonuçlar...
http://t24.com.tr/haber/gezi-parki-direniscileriyle-yapilan-anketten-cikan-ilginc-sonuclar/231335

Gezi Parkı direnişçileri taleplerini açıkladı.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/gezi_parki_direniscileri_taleplerini_acikladi-1136367

BBC editörü Taksim'de: Eylemciler marjinal değil, eğitimli gençler
http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2013/06/130604_vid_mason_gezi.shtml

her olayda mizahını da gösteren halk
http://eksisozluk.com/her-olayda-mizahini-da-gosteren-halk--3858161

Türkiye'nin Gezi olayları ile İngilizce'ye kattığı kelime "Chapulling(Çapuling)" Wikipedia'da anlatılıyor:
http://en.m.wikipedia.org/wiki/Chapulling



Haziran 04, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 2 #occupygezi

Okumaya devam:

İhsan Dağı - Erdoğan'ı seviyorsanız ona gerçekleri söyleyin - 04.06.2013
http://www.zaman.com.tr/ihsan-dagi/erdogani-seviyorsaniz-ona-gercekleri-soyleyin_2096849.html

Orhan Kemal Cengiz - Geri adım atmak zayıflık değildir - 03.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/orhan_kemal_cengiz/geri_adim_atmak_zayiflik_degildir-1136010

Ruşen Çakır - Dün sosyal patlamayı öngöremeyenler şimdi önlerini göremiyor - 04.06.2013
http://www.rusencakir.com/Dun-sosyal-patlamayi-ongoremeyenler-simdi-onlerini-goremiyor/2033

Cüneyt Özdemir - Barış'ı bekliyorduk, TOMA geldi! - 04.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cuneyt_ozdemir/barisi_bekliyorduk_toma_geldi-1136172

Ali Topuz - Taksim'in başını da duman kaplamış - 04.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ali_topuz/taksimin_basini_da_duman_kaplamis-1136179

Yalçın AKDOĞAN - Ağaç hassasiyetinden siyasi tertip ve vandalizme - 04.06.2013
http://haber.stargazete.com/yazar/agac-hassasiyetinden-siyasi-tertip-ve-vandalizme/yazi-759658

Ahmet Hakan - Kimse anlatmıyor bari ben anlatayım - 04.06.2013
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23429413.asp

Bülent Peker - Ak Parti’li Direnişçiden Başbakana Mektup…
http://bulent-peker.tumblr.com/

Nazif Gürdoğan - En iyi devlet en az polisi olan devlettir - 04.06.2013
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/NazifGurdogan/en-iyi-devlet-en-az-polisi-olan-devlettir/37998

Ahmet İnsel - Haysiyet ayaklanması - 04.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ahmet_insel/haysiyet_ayaklanmasi-1136174

Ruşen Çakır - Gezi Parkı direnişi hakkında efsaneler ve gerçekler - 03.06.2013
http://www.rusencakir.com/Gezi-Parki-direnisi-hakkinda-efsaneler-ve-gercekler/2032

Ruşen Çakır - Korku sınırı çoktan aşılmıştı - 02.06.2013
http://www.rusencakir.com/Korku-siniri-coktan-asilmisti/2031

Haziran 03, 2013

Çapulcu eylemine dair paylaşımlar - Kısım 1 #occupygezi

Okumak faydalıdır ya, bilirsiniz; insanın algısını açar.
Madem öyle, işte böyle:

Yetvart Danzikyan - Devrim dediğiniz bir "an"dır... Ve o da oldu zaten.. - 03.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/yetvart_danzikyan/devrim_dediginiz_bir_andirve_o_da_oldu_zaten-1136002

Cengiz Çandar - Postmodern bir direniş - 03.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cengiz_candar/postmodern_bir_direnis-1136001

Ahmet Hakan - Başka türlü bir şey - 03.06.2013
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23421759.asp?yazarid=131&hid=23422678

Eylem Fotoğrafları:
http://imgur.com/a/JvJD3

#GeziParkı’nda Hatalı Bilgi Temizliği:
http://yalansavar.org/2013/06/03/geziparkinda-hatali-bilgi-temizligi/

Hasan Cemal - Asıl mesele Erdoğan'ın sakat demokrasi anlayışıdır! - 02.06.2013
http://t24.com.tr/yazi/asil-mesele-erdoganin-demokrasi-anlayisidir/6804

Dünya basını Gezi Parkı direnişi için ne dedi?
http://t24.com.tr/haber/dunya-basini-gezi-parki-direnisi-icin-ne-dedi/231192

Melis Alphan - Yazıklar olsun - 03.06.2013
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23421751.asp

Ekrem Dumanlı - Basiret Lütfen - 03.06.2013
http://zaman.com.tr/ekrem-dumanli/basiret-lutfen_2096447.html

A. Turan Alkan - ‘Dedim, bırakın yürüsünler...’ - 03.06.2013
http://zaman.com.tr/ahmet-turan-alkan/dedim-birakin-yurusunler_2096443.html

Özgür Mumcu - Mağrur olma padişahım - 03.06.2013
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ozgur_mumcu/magrur_olma_padisahim-1135999

Bir de unutmadan, bugün 3 Haziran; Nazım'sız olmaz..




Çok yorulduk Sayın Başbakan!

Sanırım kendimizi doğru anlatamadık ya da siz, bizi anlamak mı istemediniz? Sahi, gerçek olan hangisi? Neyse.. Ben, kendimizi yanlış anlattığımızı varsayarak hareket etmek istiyorum.. 

Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; bizi dinlemiyorsunuz.
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; kutuplaştırıcı ve rencide edici konuşuyorsunuz.
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; herhangi bir başkasının sizin değerlerinize, inancınıza karşı olan hakaret edici bir konuşması karşısında, bunu nasıl söyler derken, kendiniz birçoğumuza karşı hep hakaret ediyorsunuz.
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; güç başınızı döndürdü. 
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; aldığınız %50 oyu yanlış yorumluyorsunuz.
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; demokrasinin, çoğunluğun dediğini yapmak olmadığını biliyoruz.
Biz, bu eylemleri yapıyoruz çünkü; artık sıkıldık!

Allah aşkına vicdanlı olun. İnsanlar, kardeşlerini, çocuklarını alıp katılıyor bu eylemlere. Bu kadar kin neden? Bıraksanız da derdimizi anlatsak, olmaz mı yani? Gazdan kafamız kıyak geziyoruz bilesiniz; hiç istemiyorsunuz oysa..
Polis bizi gazlayacağına, ortalığı yakıp yıkan, zarar verenleri toplasa mesela, nasıl olur? Biz siviller önleyemiyoruz, malum..
Peki, her karşı çıkışımızda gaz mı yiyeceğiz böyle?
Yapmayın, etmeyin.. Her şeyin sonlanması tek bir cümlenize bakıyor. Özür dileyin ve kucaklayın.

İnanın, çok yorulduk Sayın Başbakan! 
Şiddeti durdurun ve mümkünse danışmanlarınızdan "Padişahım çok yaşa!"cı olanları çevrenizden uzaklaştırın. Alın birkaç tane kafası kıyak genç, bakın o zaman nasıl güzel oluyor her şey!

Sevgilerimizle,
Çapulcular


Haziran 02, 2013

Bu, sivil bir direniştir!

fotoğraf: sosyal medya
Gezi Parkı ve sonrasında Türkiye'ye yayılan eylemler nedir, ne değildir?

Nedir?
- Sivil direniş, sivil itaatsizlik, pasif direniş;
- Ağaçlarımıza, parkımıza dokunma diye parkta oturma eylemi yapılarak başlayan bir eylem;
- Sonrasında ortaya çıkan polis şiddeti ile bu şiddete karşı çıkanların Türkiye'nin dört bir yanında toplanmasıyla devam eden eylem;
- Hiçbir parti, oluşum, grup veya siyasi iradenin temsilcisi olarak orada bulunmayanların yaptığı eylem;
- CHP gibi bazı partilerin kendi propaganlarını yapmaya çalıştığı ancak sosyal medya tarafından mitinglerinin iptal ettirilmesi sağlanan eylem ( bkz. Twitter #ChpMitinginiPtalEt );
- Birçok parti mensubunun bayraklarıyla katıldığı eylem;
- Çok fazla sivil insanın katıldığı eylem;
- Tıp öğrencilerinin, doktorların önlükleriyle katıldığı ve yeri geldiğinde yaralılara müdahale ettiği eylem;
- Gazdan etkilenenlere, yorulanlara, yaralananlara evlerini, otellerini, kendi müessesini açanların olduğu eylem;
- Eylemin amacını anlayamamış, sığ zihniyetlerce çevreye zarar verilen eylem;
- Sadece sosyal medya sayesinde toplanan ve Türkiye'nin birçok kesimine yayılan eylem;
- Polisin gaza, suya boğduğu eylem;
- Çokça yaralının olduğu eylem;
- Birçok provakatörün iş başında olduğu eylem;
- Hükümetin, son dönemlerde yapmış olduğu uygulamalara, kısıtlamalara, baskıcılığına, ayrımcılığına (bkz. içki yasakları, 3. köprünün adı, yaşam tarzına müdahale, hedef gösterme,..) karşı yapılan bir eylem;
- Hükümetin neden yapıldığını bir türlü anlamadığı ya da anlamak istemediği eylem;
- Düşüncesi ne olursa olsun, baskıya, şiddete ve yasağa karşı toplumu bir araya toplayan eylem;
- Gülse Birsel'in deyimiyle "Eeeah yetti beaaa!" DİR.

Ne değildir?
- Bu eyleme katılanlar herhangi bir oluşumun herhangi bir parçası DEĞİLDİR.
- Çevreye zarar verenler bu eylemin bir parçası olmakla beraber asıl amacın farkında DEĞİLDİR. Birçok eylemci tarafından durdurulmaya çalışılmışlardır.
- Bu eyleme katılanlar terörist DEĞİLDİR.
- Bu eyleme katılanlar darbe destekçisi DEĞİLDİR.
- Bu eyleme katılanlar polis düşmanı DEĞİLDİR. Polisin tavrı yüzünden çok sinirlidir.

Gezi Parkı da neresiymiş, kesilecek iki ağaç için mi eylem yapıyor bu insanlar, dertleri neymiş diyorsanız bir kere daha düşünün derim. Çünkü bu eylemler, hükümetin - son dönemlerde iyice artan -  "Ben karar verdim, olacak"larına, diktalarına karşı bir başkaldırı, bir "HAYIR!"dır. Basit bir sivil eyleme karşı yapılmaması gerekenler yapıldı Gezi Parkı'nda. Hükümet, bizlerin protesto hakkına sahip çıkmak zorundadır. Demokrasinin gereği budur; kendi işine gelmeyen her şeyi, herkesi gazlatıp susturmak değildir. Demokrasi, herkes içindir. Bu ülke ve SİYASİLER, böyle böyle, sadece kendine demokrat olmamaları gerektiğini öğrenecektir. Hâlâ umudum var benim.
Şerefe hepinize ve
Her şeye rağmen EYVALLAH: