Haziran 25, 2013

Kalbim Kazım


Haziran'da ölmek zordu; sen gidince apansız, daha da zor oldu..
Tarifi biraz zor geliyor bana.. Kelimeleri birleştirip kuramadım sana dair cümlelerimi.. 
Ne bileyim işte; kırıldı bir şeyler, acıdı bir yerlerim.. 
Aslında tam olarak şu oldu sen gidince: "Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir"

Ve evet, şarkılarla geçtin aramızdan:



Sevgiyle, hasretle,..

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar'a, ateş hırsızlarına, Ernesto Che Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."

Kazım Koyuncu
Yorum Gönder