Aralık 27, 2014

"Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk; hiçbir yere gitmiyor."

Edip Cansever'i çok severim; ama o, beni tanısaydı daha çok severdi.

MANASTIRLI HİLMİ BEY’E İKİNCİ MEKTUP

Susmanın su kenarındayız bugün
Ne kadar sevgiyle konuşsak -konuşuyoruz da-
Korkuyoruz gözgöze gelince Hilmi Bey
Korkuyoruz
Sanki gözler rakiptir de birbirine -öyle değil mi-
Ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz
Bir yokuştan bir yokuşa sürekli
– Nereye?
– Bilmem ki
Ellerimizde alkol sesleri, saçlarımızda
Alkol sesleri
Dağlarımızda, içdenizlerimizde
Ve günler günlerin içinde öyle yavaş ki
Yerine saplanıyor bir sürahi
Pencereler şaşkın
Perdeler bir uzak yol kadar uzun
Ve balkon
Kendi dudaklarında şimdi
Donmuş bir tavus kuşu
Bir tavus kuşu yontusu belki
Ne tuhaf
Demin de aşağıdan bir bando geçti
Sormak isterdim sana
Bir bando şefinin hüznü nedir Hilmi Bey
Bir bando şefinin uykusu
Nasıl bir uykudur ki Hilmi Bey
Ne kötü
Elimde bir çiçekle yaz geçti.
Ve bugün
Çepçevre oturduk masanın başına gene
Bezik oynadık Hilmi Bey -her gün oynuyoruz ya-
Giysisiz, sadece kombinezonlarımızla -öyle işte-
Oda çok sıcaktı -lal renkli çini soba-
Seniha korse takıyor, yahudi matmazel
Nerdeyse çıplaktı -terliyor terliyor terliyor-
Ve Cemal bir köşeden bize bakıyordu
Bakmıyor gibi bakıyordu
Durmuyor gibi duruyordu da
Benim anlamadığım işte bu
Dün dudağını kesti çarşıda
Kırmızı bir balıkla oynuyordu
Öptü bir ara balığı -neden-
Öperken dudağını kesti
Balık da kırmızıydı, kan da
Ve balık yüzerekten geçti -gördüm iyice-
Dudaklarından
Durdu Cemal gibi biraz ötede
Durmuyor gibi durdu
Ağlamadı, hiçbir şey söylemedi
Bu çocuk anlaşılmayanın ta kendisi
Yalnızca sordu, bu yüzden sana soruyorum ben de
Melekler dişi midir Hilmi Bey
Dişidir diye tutturdu
Yani ben..
Öyleyse neyim
Elimde bir yapma çiçekle.

Adım Cemile ya, çok seviyorum adımı ben
Çocukluğudur insanın adı
Cemal şimdilik Cemal’dir -evet, öyledir-
Benimkisi bir anımsama -Cemile-
Cemal – Cemile: yeni fışkırmış bir marulun sesi
Ezilmiş iki vişne
Ve akşam
Akşam ki sallanacak hamağını buldu
Buluyor
Sular menekşelendi Hilmi Bey
Karpuz lambanın altında
Yorgunum biraz -bütün gün içtim-
Hepimiz içtik
Cemal odasından çıkmadı hiç
Tangolar çaldık üstüste
Eski tangolar -bin dokuz yüz on beşlerde ne vardı
Ben pencereden bakarken
Kimseler ölmemişti
Ölüm diye bir şey yoktu ki Hilmi Bey
Var mıydı?-
Yüzümden bir şeyler aktı aktı
İçim de menekşelendi Hilmi Bey
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
Hiçbir yere gitmiyor.
Nedense odasına kapandıkça Cemal
Soyundukça soyunuyor yahudi matmazel
Hırslı bir dişi gibi
Ester, diyorum, Ester
Gülümsüyor hafifçe
Bir başka gülümsemeyi karşılar gibi
Öpüşürken gördün mü sen iki öpüşmeyi
Hilmi Bey
Tam öyle
Hızla giyiniyor sonra, dışarı çıkıyor
Üç kişi kalıyoruz birden
Yeni ısırılmış bir elma gibi kalıyoruz
Parlıyor yeşil tarafımız kendi aydınlığında
İçimde bir soğukluk
Dışımda bir begonya.
Karanlık iyice dışarısı
Rakımızı bitirdik -üçümüz-
Cemal odasından çıkmıyor
Birazdan Ester de gelecek
Koltuğa çökecek, bir sigara yakacak
Gene bir haç gibi olacağız dördümüz
Bir evin içinde kocaman bir haç
Kutsal değil, kirli
Coşkulu değil, kırık dökük
Sevinçle çekeceğiz onu kendimize.

Aralık 26, 2014

Bazı zamanlarda ben dünyasında

Biz, bu dünyanın sakinleri; unuttuk karşımızdakini de düşünmeyi..
Ve sen, evet sen! Sanma ki, sadece seninle ilgili.
Unutma, ben de varım, ben! Bu mesele ikimizle ilgili!

Aralık 05, 2014

Gönüllüyüz, böyle çok mutluyuz!

Bugün, 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü; sanırım, özel günler arasında en anlamlılarından.

Gönüllü olmak, maddi beklenti olmaksızın birinin yüzünde bir tebessüm oluşturabilmek demek.
Gönüllü olmak, kendinden özveride bulunup başka birileri ya da bir şey için zaman ayırmak demek.
Gönüllü olmak, hayata daha güzel gözlerle bakabilmek demek.
Gönüllü olmak, mutlu etmenin iç huzurunu en derinlerde yaşayabilmek demek.
Gönüllü olmak, ruhunu beslemek demek.
Gönüllü olmak, ay çok heyecanlı bir şey!

Bir kurumda aktif olarak gönüllü olmanın lezzeti çok ayrı, ama aktif değilseniz bile gönüllü olmanın keyfini yaşanabiliyor. Bu, bir çeşit yaşam tarzı; içeriden beslenen..

Gönüllü olmak, gönüllü olmaktır işte. Elden gelen herhangi bir şeyi, karşılık beklemeden yapmaktır. Çok başka bir şey gönüllü olmak..

Bugünü benim için daha da anlamlandıran tabi ki TEGV! Canım TEGV!
Biricik gönüllü arkadaşlarım, TEGV sayesinde tanıdığım, dokunabildiğim; tanımaya, dokunmaya fırsat bulamadığım çocuklarım. Bana, iyi ki, gönüllüyüm; iyi ki, bunu yaşam tarzı olarak benimsemişim dedirten herkese binlerce teşekkür ediyorum. Dünya Gönüllüler Günümüz kutlu olsun. İyi ki, varız; gönüllüyüz, böyle çoooooookkkkkkk mutluyuz!

Bir çocuk değişir, Türkiye değişir.

Öperim, seviyorum hepimizi :)